Konya Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, “Bizim devletimiz 29 Ekim 1923’te kurulmadı. O tarihte sadece rejim değişti. Esas bizim devletimiz 23 Mayıs 1040’da Dandanakan Zaferi’yle kuruldu” dedi.

Hikmet İlim ve Sanat Derneği (HİSDER)’in Meram Uluslararası Gençlik Akademisi’nde gerçekleştirilen Pazartesi Sohbetleri’nde konuşan Konya Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, ‘Selçuklu’nun Kurucusu Tuğrul Bey’i anlattı.

Dr. Mustafa Güçlü, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti 29 Ekim 1923’te kurulmadı. O tarihte sadece rejim değişti. Esas bizim devletimiz yâni Selçuklular ’ın kurucu başkanı Tuğrul Bey tarafından 23 Mayıs 1040’da Dandanakan zaferiyle kuruldu.” dedi.

“TÜRKLER YAFES’İN ÇOCUKLARIDIR”

Nuh Tufanı’ndan sonra Mezopotamya’dan dünyanın diğer coğrafyalarına göçlerin başladığını ve dillerin farklılığı yaşam biçimlerinden kavimlerin ortaya çıktığını ifade eden Dr. Güçlü, “Maveraünnehir’e gönderilen Yafes’in çocukları olarak o bölgede Ural-Altay Dil Grubuna mensup bir millet olarak ortaya çıktık. Boğa veya dağ anlamına gelen Yafes’in çocuğu Tur’dan gelen topluluklara da Turanî milletler dendi. Bugün Türk dediğimiz milletin temeli bu Tur’a dayanır” diye konuştu.

Aşiretler ve boylar halinde yaşayan Turani milletlerin birleşerek önce Hun Devletini, sonra Tapkaçlar ile Avarların kurulduğunu ve Avarların M.S.552’de yıkılmasından sonra yerine Göktürk Devleti kurulduğunu belirten Güçlü, şunları kaydetti:

“Dünyada o dönemde üç süper güç olarak Roma (Bizans), İran Sasaniler ve Türkistan’da Göktürler vardı. Doğu Göktürklüğü Çinlilerin saldırıları sonucu 572’lerde çöktü. Bunun üzerine boylar halinde yaşayan topluluklar birleşerek Hazarlar, Oğuzlar, Kavluklar, Uygurlar, Kırgızlar, Bulgarlar diye değişik devletler ortaya çıktı. Günümüz Türkiye’sinde ise artık aşiret anlayışı ve boy anlayışı bitmiştir. Biz milletleştik.”.

“DEVLETİMİZ 1040’DA DANDANAKAN’DA KURULDU”

Boylar halinde yaşayan Oğuzların bir budun olarak ortaya çıkarak “Oğuz Yabğuluğu” diye bir devlet kurduklarını ve  751’deki Talas Harbi’nden sonra Türklerin toplu olarak müslümanlaştıklarını dile getiren Güçlü, İranlıların buna “Türk-i İman” dediklerini ve Türkmen kelimesinin de buradan geldiğini vurguladı.

Güçlü, sözlerini şöyle sürdürdü: “Oğuz Yabgu Devleti’nin ordu komutanı Dukak’ın 995’lerde bir oğlu oldu. Adını da suyu bol (gürsu) anlamına gelen Selçuk koydu. Babasının ölümü üzerine Selçuk 20 yaşında Oğuz Yabgu Devleti’nin genelkurmay başkanı (ordu komutanı) oldu. Uzun süre ordu komutanlığı yapan Selçuk, kendisine suikast yapılacağı haberini alınca Samanoğulları’na sığınıyor. Samanoğulları Devleti’nin sınır komutanı olan Selçuk, Cenk bölgesinde palazlanırken Müslüman oluyor. Bu arada Selçuk’un Muhammed Tuğrul ve Çağrı adlarında oğulları dünyaya geliyor. Sultan Mahmud’dan sonra Gazneliler Devleti’nin başına geçen Sultan Mesud, Merv yakınlarındaki Dandanakan Kalesi önünde cereyan eden savaşı kaybediyor.  23 Mayıs 1040’da Tuğrul Bey zaferin ardından kurulan Büyük Selçuklu Devleti’nin sultanı ilân ediliyor. Bizim devletimizin kuruluş tarihi işte bu tarihtir.”

“TUĞRUL BEY ‘SULTÂNÜ’L-MUAZZAM’DI”

Güçlü, Tuğrul Bey’in Abbasi Halifesinin kızı Seyyide Hatun’la 1062’de evlendiğini ve altı ay sonra yetmiş yaşlarında 4 Eylül 1063’de Rey’de vefat ettiğini ve kendi adıyla anılan türbesine gömüldüğünü söyledi.

Güçlü ayrıca, 1040-1060 yıllarında Nîşâbur’da Tuğrul Bey adına altın para bastırıldığını ve bu paraların çoğunda “es-Sultânü’l-muazzam” unvanıyla anıldığını söyledi.

Sohbetin sonunda HİSDER Başkan Yardımcısı Mustafa Dündar, Dr. Mustafa Güçlü’ye hediyesini gazeteci-yazar Nail Bülbül’le birlikte takdim etti.

(Haber Merkezi / Haber Kent)