Konya Kültür, Sanat, Kültür Adamları Birliği Derneği Konya Şube Başkanı Bekir Şahin, (Konya Yazma Eserler eski Bölge Müdürü), “Bizim işimiz yalnızca kitap korumak değil; bizler geçmiş ile gelecek arasında kurulan köprülerin muhafızlarıyız. Yazma eserler, kâğıt ve mürekkepten ibaret değil, milletimizin yaşayan hafızasıdır” dedi.
Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğü’nün düzenlediği “Yazma Eserlerin İzinde: Yurtdışı Tecrübeleri” adlı programda, Konya Kültür, Sanat, Kültür Adamları Birliği Derneği Konya Şube Başkanı Bekir Şahin, yarım asra yaklaşan meslek hayatındaki kritik saha tecrübelerini genç araştırmacılarla paylaştı.
Konya Yazma Eserler Bölge Müdürü Hasan Yaşar, 22. ve 23. Dönem Konya Milletvekili Ahmet Büyükakkaşlar, önceki dönem İl Milli Eğitim Müdürü Seyyit Ali Büyük, TYB Konya Şube Başkanı Ahmet Köseoğlu ile çok sayıda akademisyen ve öğrencinin katıldığı etkinlik, medeniyetin dünyadaki izlerini süren bir kültür yolculuğuna dönüştü.
Programın açılışında konuşan Konya Yazma Eserler Bölge Müdürü Hasan Yaşar, kurum olarak kültürel mirası genç nesillere aktarmayı hedeflediklerini belirterek, “Bekir Şahin, bulunduğu her yere değer katan bir kültür insanıdır. Onun farklı coğrafyalarda edindiği saha deneyimleri, genç araştırmacılarımız için bir okul niteliğindedir” dedi.
“Yazma Eserler Milletimizin Yaşayan Hafızasıdır”
Kürsüye gelen Bekir Şahin ise mesleki felsefesini şu sözlerle özetledi: “Bizim işimiz yalnızca kitap korumak değil; bizler geçmiş ile gelecek arasında kurulan köprülerin muhafızlarıyız. Yazma eserler, kâğıt ve mürekkepten ibaret değil, milletimizin yaşayan hafızasıdır.”
Bekir Şahin, görev süresince Yemen’den Rusya’ya, Azerbaycan’dan Afganistan’a kadar birçok ülkede bizzat yürüttüğü çalışmaları örneklerle anlattı:
Şahin, 2013 yılında Sana’a’da, İslam medeniyetinin ortak mirası olan dünyanın en eski Kur’an nüshalarını incelediklerini ve bu eserlerin korunması için kritik adımlar atıldığını belirterek, Rusya’daki Doğu El Yazmaları Enstitüsü’ndeki arşiv raflarında Osmanlı tarihine dair binlerce belge tespit ettiklerini; Arnavutluk’ta ise mahkeme sicilleri ve tapu kayıtlarının dijitalleştirilerek tarihçilerin hizmetine sunulduğunu ifade etti.
Bulgaristan’ın Mestanlı şehrinde, bir öğretmenin evinde yıllarca fedakârlıkla korunan 450 yazma eseri tesadüfen keşfedip dijital güvence altına aldıkları anı, dinleyicilerle duygulu bir şekilde paylaştı. 2024’te Cezayir’in Laghouat şehrinde su baskınından kurtarılan eserlerin restorasyonunu ve 2025’te Afganistan Milli Arşivi’nde ise Hz. Mevlana’nın 100 adet Müzehhep ve bir kısmı minyatürlü Mesnevî-i anlattı. Pek çok kültür ve medeniyetimize ait eserlerin bulunduğuna şahitlik ederek onların sağlıklı bir şekilde dijitalleşmesine vesile olunduğunu dile getirdi.
“Bu Çalışmaları Birer Kültür Diplomasisi Hamlesi Olarak Görüyoruz”
Yapılan çalışmaların sadece bir teknik faaliyet olmadığını dile getiren Şahin, “Yemen’den Afganistan’a, Balkanlar’dan Sahra Çölü’ne ve Rodos adasına kadar gördüğümüz ortak gerçek şudur: Medeniyetimizin izleri hâlâ yaşıyor. Bu çalışmaları birer kültür diplomasisi hamlesi olarak görüyoruz. Hafızasını kaybeden toplumlar geleceğini kuramaz” şeklinde konuştu.
Konferans, genç araştırmacıların yoğun ilgisiyle karşılanırken, Konya Yazma Eserler Bölge Müdürü Hasan Yaşar tarafından Bekir Şahin’e günün anısına takdim edilen hediye ile sona erdi. Bu anlamlı buluşma, Türkiye’nin sahip olduğu kültürel mirasın sınırları aşan gücünü bir kez daha tescillemiş oldu.