"Haziran ayında yerli kaynaklarla sentez ilaç alanında önemli bir müjdemiz olacak"

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, "İlaç alanında hem kimyasala hem de biyo-teknolojiye odak...

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, "İlaç alanında hem kimyasala hem de biyo-teknolojiye odaklanan 9 farklı projemiz devam ediyor. Haziran ayında bu projelerden birinde yerli kaynaklarla sentez ilaç alanında önemli bir müjdemiz olacak" dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, "COVID-19 Türkiye Platformu"nun düzenlediği "Türkiye’nin Tanı Gücü Sanal Konferansı"na katıldı. Varank, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin güçlü bir sanayi altyapısına ve gelişmiş bir Ar-Ge ekosistemine sahip olduğunu belirterek, bugün, bu altyapıdan beslenen ve ortaya koydukları vizyoner bakışla desteğe hak kazanan yenilikçi projeleri dinleyeceklerini kaydetti. Tüm dünyayı aynı anda etkileyen, gelişmiş ya da yoksul ülke ayrımı yapmayan bir felaketin yaşandığını dile getiren Varank, hastalanmasak dahi virüsün ekonomik, sosyal ve psikolojik etkilerine maruz kalındığını, bildiğimiz ve alışık olduğumuz düzenlerin değişmeye, bizleri de değiştirmeye başladığını söyledi. Varank, Türkiye’nin böylesine sıkıntılı bir ortamda ülkece başarılı bir sınav verdiğine inandığını ifade etti.

Varank, Bakanlık olarak sanayi ve teknoloji ekosisteminde seferberlik ruhunu harekete geçirmeye odaklandıklarını vurgulayarak, "Milli Teknoloji Hamlesi vizyonumuzla sağlık teknolojilerinde, kimya, ilaç ve tıbbi cihaz alanlarında milli çözümler geliştirmenin gayretini gösteriyoruz. Bugünü ve yarını güvence altına almanın yegane yolu insan hayatına dokunan alanlarda yerli ve milli ürünleri ortaya koymaktan geçiyor. Tam da bu noktada salgın döneminde kimsenin başaramadığını başardık. Hepimizin gurur duyduğu yoğun bakım solunum cihazını sadece 14 günde seri üretim bandından indirdik. Böylece ülkemizdeki entübe hastalara umut olmanın yanında tüm insanlığın hizmetine yenilikçi bir ürünü sunduk" diye konuştu.

Korona virüsle mücadelede bilim ve teknoloji temelli bir yaklaşımı takip ettiklerini belirten Varank, TÜBİTAK ve enstitülerin gece gündüz demeden çalıştığını, dinamik, heyecanlı ve sonuç-odaklı bir ekiplerinin olduğunu söyledi. Aşı ve ilaç geliştirme alanındaki çalışmalara virüs daha Türkiye sınırlarına girmeden önce başladıklarına dikkat çeken Varank, "Bugün geldiğimiz noktada 17 projemiz başarıyla devam ediyor. Bunların içinde 8 aşı projemiz var. Yıl sonunda klinik öncesi süreçlerin tamamlanmasını öngörüyoruz. Bununla birlikte bazı aşı projelerinde daha erken sonuçlar da elde edebiliriz. Projelerden birinde hayvan deneyleri aşamasındayız. Diğer iki projede de yakın zamanda bu deneyleri başlatacağız. İlaç alanında hem kimyasala hem de biyo-teknolojiye odaklanan 9 farklı projemiz devam ediyor. Haziran ayında bu projelerden birinde yerli kaynaklarla sentez ilaç alanında önemli bir müjdemiz olacak" şeklinde konuştu.

"İKİ YENİ ÇAĞRIYI MÜJDELEMEK İSTİYORUM"

TÜBİTAK’ın mevcut desteklerine ek olarak korona virüs özelinde hızlı bir çağrıya çıktıklarını ve KOBİ’lerden ürün odaklı projelerini talep ettiklerini aktaran Varank, 1 haftalık süreçte 446 başvuru aldıklarını, değerlendirme sürecinin ardından yoğun bakım cihazları, tanı kitleri, erken teşhis ve takip aşamaları için ileri çözümler ve akıllı sağlık gibi alanlarda 35 projeyi destekleme kararı aldıklarını anlattı. Mevcut çalışmalara ek olarak firmaları ve ekosistem paydaşlarını yakından ilgilendiren iki yeni çağrıyı müjdelemek istediğini belirten Varank, şunları kaydetti:

"Bunlardan ilki Siparişe Dayalı Ar-Ge Projeleri için KOBİ Destekleme Çağrısı. Burada KOBİ ölçeğinde en az 1 tedarikçi kuruluş ve bir müşteri kuruluşun, ki bu büyük şirket de olabilir, ortak başvuru yapmasını bekliyoruz. Konu ve sektör sınırlamamız bulunmuyor. KOBİ’ler Ar-Ge çalışmalarına göre ürünü geliştirirken müşteri firma da Ar-Ge projesinin hedeflendiği şekilde yürütülmesine destek olacak. Böylece bilgi paylaşılacak, yayılacak ve hızla ürüne dönüşecek. Ar-Ge’yi odağına alan projelerde birlikte geliştirme mekanizması hız kazanacak. İkinci projemiz Patent Tabanlı Teknoloji Transferini Desteklemeye yönelik. Biliyorsunuz üniversitelerde, araştırma altyapılarında ve teknopark şirketlerinde geliştirilen patentli teknolojiler var. Çağrımız, patentli teknolojilerin sanayiye aktarılmasını hedefliyor. Teknoloji üreten kuruluşlarla müşterileri arasındaki etkileşimler artacak, hizmet alımları desteklenecek. Ulusal veya uluslararası patentlerle korunan teknolojilerin lisanslama veya devir yoluyla ekonomik değer oluşturması sağlanacak. Her iki çağrıya da başvuruları yarın almaya başlayacağız."

"SAĞLIK BAKANLIĞIMIZ İLE PROJENİN ENTEGRASYONUNU SAĞLADIK"

Sağlık Bakanlığının geliştirdiği "Hayat Eve Sığar" uygulamasında yer alan "Güvenli Alan" seçeneğinin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının koordinasyonunda oluşturulduğunu belirten Varank, diğer ülke uygulamalarını detaylı bir şekilde incelediklerini, bu işin en iyilerinden olan Singapur’la işbirliği yaptıklarını ve deneyimlerinden yararlandıklarını dile getirerek, "Bir yazılım geliştirme ekibi oluşturduk. Bilişim Vadisi ile bir teknopark firmamız bu sürece öncülük etti. Uygulama yaygın şekilde test edildi. Nihai aşamada Sağlık Bakanlığımız ile projenin entegrasyonunu sağladık. Peki uygulama nasıl çalışıyor? Herhangi bir alanda, örneğin markette, otobüste, ofiste ya da restoranda, güvenli alan kare-kodu oluşturabiliyorsunuz. Sonrasında kodun çıktısını alıp o alanın girişine asabiliyorsunuz. Kişiler o alana girişte ve çıkışta kare-kodu okutuyorlar. Böylece aynı zaman diliminde aynı alanda bulunanlar sunucularda kaydedilmiş oluyor. Eğer bir kişide Covid pozitif çıkarsa, uygulama arşivi sayesinde yüksek temas ihtimali bulunan diğer kişiler hemen tespit edilebiliyor. Bu yazılım sayesinde gittiğiniz herhangi bir yerde vaka varsa siz de test takip sürecine dahil oluyorsunuz. Bu uygulamanın en büyük avantajı normalleşme sürecinde güveni artırması" ifadelerini kullandı.

Varank, KOBİ’ler ve girişimcilerle kritik bir bilgiyi daha paylaşmak istediğini dile getirerek, "Geçen sene TÜBİTAK ve Devlet Malzeme Ofisi arasında bir işbirliği protokolü imzalandı. İşbirliğimiz şu anlama geliyor; TEYDEP Ar-Ge teşviklerinden faydalanarak bir ürün geliştirdiyseniz bu ürün doğrudan DMO’nun Tekno Katolog Platformuna dahil edilecek. Böylece ürününüzü rahatlıkla kamuya satabilecek hale geleceksiniz. Tek seferde 500 bin liraya kadar sipariş alabileceğiniz bu sistemde ödemeleriniz de 10 gün içerisinde yapılacak. Yani TÜBİTAK’tan aldığınız Ar-Ge desteği, size kamuya mal satmanın ve işinizi ölçeklendirmenin de kapılarını açacak" dedi.

(Abdullah Sarica/İHA)

Kaynak: İHA

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Politika Haberleri