TİMAV: “Eğitimde Şiddet, Değerler Dünyamızdaki Aşınmanın Bir Yansımasıdır”

TİMAV: “Eğitimde Şiddet, Değerler Dünyamızdaki Aşınmanın Bir Yansımasıdır”
TİMAV Genel Başkanı Dr. Sami Bayrakcı: “Okullarımız; bilimin, sevginin, inancın ve hoşgörünün yeşerdiği mukaddes alanlardır. Bu mekânlarda kanın, şiddetin ve korkunun yer alması asla kabul edilemez”

Türkiye İmam Hatipliler Vakfı (TİMAV) Genel Başkanı Dr. Sami Bayrakcı, “Okullarımız; bilimin, sevginin, inancın ve hoşgörünün yeşerdiği mukaddes alanlardır. Bu mekânlarda kanın, şiddetin ve korkunun yer alması asla kabul edilemez. Öğretmenlerimize ve öğrencilerimize yöneltilen her türlü fiziksel ve psikolojik saldırı, toplumun vicdanında derin yaralar açmaktadır” dedi.

Bayrakcı yaptığı açıklamada, “Son günlerde Şanlıurfa’da ve Kahramanmaraş’ta eğitim yuvalarımıza, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize yönelik gerçekleştirilen saldırılar, toplum vicdanını derinden yaralamıştır. Geleceğin inşasında belirleyici rol oynayan çocuklarımızı ve onları büyük bir fedakârlıkla yetiştiren öğretmenlerimizi hedef alan her türlü şiddet eylemi, münferit hadiseler olarak değerlendirilmemeli; bilakis toplumsal bütünlüğümüze, eğitim sistemimizin köklerine ve yarınlarımıza yönelmiş ciddi tehditler olarak görülmelidir” değerlendirmesinde bulundu.

“Okullarımız; bilimin, sevginin, inancın ve hoşgörünün yeşerdiği mukaddes alanlardır. Bu mekânlarda kanın, şiddetin ve korkunun yer alması asla kabul edilemez” diyen Bayrakcı, açıklamasında şunları kaydetti: “Öğretmenlerimize ve öğrencilerimize yöneltilen her türlü fiziksel ve psikolojik saldırı, toplumun vicdanında derin yaralar açmaktadır. Eğitim kurumları, yalnızca bilginin aktarıldığı fiziki alanlar değil; aynı zamanda insanın şahsiyetinin inşa edildiği, değerler dünyasının şekillendiği ve toplumsal aidiyet bilincinin kök saldığı kurucu ortamlardır. Bu yönüyle okullarda ortaya çıkan her türlü şiddet vakası, bireysel bir sapma olmanın ötesinde, toplumsal değerler sistemimizdeki aşınma ve anlam dünyamızdaki kırılmanın da bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir. Bu çerçevede öğrencilerimize ve öğretmenlerimize yönelik gerçekleştirilen saldırıları en güçlü şekilde kınıyoruz.”

Bayrakcı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Yaşanan üzücü hadiseler, eğitim meselesinin yalnızca akademik başarı üzerinden ele alınamayacağını; aksine insanı bütüncül bir varlık olarak merkeze alan, ahlaki ve manevi boyutu güçlü bir eğitim anlayışına duyulan ihtiyacı bir kez daha açık biçimde ortaya koymaktadır. Saygı, merhamet, sorumluluk, empati ve birlikte yaşama bilinci gibi temel insani değerlerin erken yaşlardan itibaren kazandırılması, yalnızca bireysel gelişim açısından değil; toplumsal barışın tesisi bakımından da hayati öneme sahiptir. Bu noktada, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin insanı merkeze alan, değer temelli ve bütüncül eğitim anlayışının daha güçlü bir şekilde hayata geçirilmesi; şiddetin önlenmesi, sağlıklı nesillerin yetişmesi ve toplumsal barışın güçlenmesi açısından önemli bir imkân sunmaktadır. Eğitim anlayışımızın, salt başarı odaklı bir çerçeveden çıkarılarak insan onurunu, ahlaki olgunluğu ve toplumsal sorumluluğu önceleyen bir istikamette derinleştirilmesi zaruridir. Aynı zamanda bu tür olaylar, eğitim kurumlarının güvenliğinin artırılması ve koruyucu önlemlerin gözden geçirilmesi

gerekliliğini de ortaya koymaktadır. İlgili tüm kurum ve kuruluşların, öğrenci ve öğretmenlerimizin güvenliğini en üst düzeyde sağlayacak adımları ivedilikle atması büyük önem taşımaktadır. Başta Milli Eğitim Bakanlığımız olmak üzere ilgili tüm kurumlarımızın işbirliği içinde bu yönde yürüttüğü çalışmaları yakından takip ediyor ve destekliyoruz. Bununla birlikte meselenin yalnızca güvenlik boyutuyla sınırlı olmadığı; sosyolojik, psikolojik ve kültürel dinamikleriyle birlikte ele alınması gerektiği açıktır. Dijitalleşme süreçleri, sosyal medya etkisi, akran ilişkileri, aile yapısı ve değer aktarımındaki kırılmalar gibi hususların, bütüncül bir yaklaşımla yeniden değerlendirilmesi kaçınılmazdır. Bu tür menfur hadiselerin arka planında yer alan ve eğitim üzerinden toplumsal huzuru hedef alan girişimlerin, milletimizin sağduyusu karşısında karşılık bulamayacağına inanıyoruz. Devletimizin ilgili birimlerinin failler hakkında gerekli hukuki süreçleri titizlikle işleterek adaletin tesisini sağlayacağına dair güvenimiz tamdır. Böylesi zor ve hassas dönemlerde toplum olarak birlik ve beraberlik içinde hareket etmek, sağduyuyu elden bırakmamak ve şiddetin her türüne karşı ortak bir duruş sergilemek hepimizin sorumluluğudur. Ayrışmanın değil dayanışmanın, öfkenin değil sağduyunun hâkim olması gereken bu süreçte, ortak değerlerimiz etrafında kenetlenerek geleceğimizi korumak zorundayız.”

“Toplumumuzu Duyarlılığa Davet Ediyoruz”

Eğitimin yalnızca belirli kurumların değil, bütün bir toplumun ortak sorumluluğu olduğuna değinen Bayrakcı, “Eğitim, yalnızca belirli kurumların değil, bütün bir toplumun ortak sorumluluğudur. Okulların huzuru, öğretmenlerin itibarı ve öğrencilerin güvenliği; toplumsal, milli ve ahlaki bir yükümlülük olarak hepimizin omuzlarındadır. Bu sorumluluk bilinciyle hareket etmek, benzer hadiselerin tekrarını önlemenin en temel şartıdır. Bu vesileyle, yaşanan saldırılarda hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenlerimize Allah’tan rahmet; ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyoruz. Olaylardan etkilenen tüm öğrenci ve öğretmenlerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor; eğitim camiamıza yönelik her türlü şiddetin karşısında olduğumuzu bir kez daha vurgulayarak, toplumumuzu duyarlılığa davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.