Tüm Özel Yurt İşverenleri Sendikası (TÜYİSEN)  Genel Başkanı Ahmet Baydar, dünyayı ve ülkemizi etkileyen pandemiden dolayı özel yurt işletmelerinin kapılarına kilit vurarak bitme noktasına geldiklerine dikkat çekerek hükümetten destek talebinde bulundu.

Baydar, ayrıca özel yurt işletme sahiplerine de seslenerek, birlikte hareket edilerek bu zor süreçten en az zararla çıkılabileceğini belirtti.

Baydar, yaptığı açıklamada, “Mart ayında tüm dünya ülkeleriyle birlikte ülkemizi de etkisi altına alan Covid–19 salgınının güz döneminde de artarak devam etmesi birçok sektöre zor günler yaşatmaya devam ediyor. Güz dönemiyle birlikte Covid–19 salgınından dolayı birçok üniversitenin uzaktan eğitim kararı alması, özel öğrenci yurt işletmecilerini çıkmaza soktu” ifadelerini kullandı.

TÜYİSEN Genel Başkanı Baydar, özel yurt işletmecilerinin pek çok zorluklarla karşı karşıya kaldıklarını dile getirdi.

Baydar, “Tüm dünyayı ve ülkemizi saran Covid–19 pandemisinin ortaya çıkardığı olumsuz durumdan en çok bizim sektörümüz etkilenmiştir.  Bu durum neredeyse bireysel, sosyal ve ekonomik anlamda pek çok önceliğimizi değiştirmiş, öğrenci yurdu işverenlerinin çok ciddi kayıplar vermesine neden olmuştur. Son olarak ülke genelinde üniversitelerin çoğunluğunun uzaktan eğitim veya hibrit modeli benimsemiş olmaları ise işin tuzu biberi olmuş, ekonomik anlamda bizlerin bitmesine, sektörümüzün çökmesine, özel yurtların kapılarına kilit vurma noktasına gelmelerine zemin hazırlamıştır. Tüm Yurt İşverenleri Sendikası (TÜYİSEN) olarak; tüm çabalarımıza rağmen, engelleme ve durdurma imkânımız olmayan, tamamen bizim dışımızda gelişen bu olumsuz durum, sendikamızı ve işletmelerimizi çaresiz bırakarak çözüm noktasında tıkanmamıza neden olmuştur” şeklinde konuştu.

“CUMHURBAŞKANINDAN DESTEK TALEBİ”

Baydar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a özel yurt işletmecilerinin pandemiden dolayı yaşadıkları sorunları dile getiren, Cumhurbaşkanı’ndan destek talebinde bulundukları bir mektup gönderdiklerini kaydetti.

Bu mektupta; TÜYİSEN’e üye olan 348 yurt işletmesiyle yaklaşık yüz bini geçkin yükseköğrenim öğrencisine hizmet verildiğinin hatırlatılarak Covid–19 pandemisi nedeniyle sektörde yaşanan sosyal, ticari ve hukuki tüm sorunların anlatıldığını, ayrıca mektupta, mart ayında başlayan sürecin önümüzdeki bir yıl içinde de devam edileceğine değinildiğini, şimdiye kadar kısıtlı imkânlarla ayakta kalma mücadelesi verdiklerini, sektör olarak artık dayanabilme güçlerinin kalmadığını ifade ettiklerini belirten Baydar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yurtların yüksek kira giderlerini karşılayamaz duruma gelmesi, sayıları 10 bine varan personel istihdamını sürdüremeyecek durumda olmamız, her geçen gün işletmelerimizin tek tek kapılarına kilit vurmalarına neden olmaktadır. Kiracısı olduğumuz yurt binalarının sahipleri ile mart ayından bu yana gelirlerimizin tamamen durmuş olmasından dolayı kira ödemelerimiz konusunda ihtilafa düşmüş bulunmaktayız. Birçoğumuza tahliye davaları açılıp, icra takipleri başlatılmıştır. Sektör olarak içinde bulunduğumuz bu zor koşulların altından kendi imkânlarımızla kalkılabilecek durumda değiliz. Neredeyse tamamen yok olma noktasındayız. Devletinin yanında, milletinin hizmetinde olan bu sektörün ayakta kalarak, vergi ödemeye devam edebilmesi için acil olarak desteğe ihtiyacımız vardır. 2 yıl ertelemeli faizsiz kredi desteği ile ilerleyen süreçte kapasitelerimizle orantılı olarak hizmet vereceğimiz öğrenci sayısına göre teşvikte bulunulması gibi tedbirlerle sektörümüz ülke ekonomisine olan katkılarına devam edebilecek duruma gelebilecektir.”

YURT İŞLETMECİLERİNE ÇAĞRI

Bundan sonrası için neler yapılacağı konusunda da özel yurt işletmecilerine seslenen Baydar, şu ifadelere yer verdi:

“Sektörümüz içinde yer alan tüm meslektaşlarımın haklı taleplerimiz karşısında birlikte hareket ederek sesimizin daha güçlü çıkmasını sağlayacaklarına eminim. Bizler sadece ticari müesseseler değil, aynı zamanda eğitim sistemimizin olmazsa olmaz birer çözüm ortağıyız. Eğitim sistemi içerisindeki yerimiz ve rolümüz, okullardan farklı olarak algılanmamalıdır. Bizler, Vatandaşlarımızın üniversitelere, canları olan çocuklarını kayıt ettirdikten sonra ikinci adres olarak uğradıkları ve o ailelerin ikinci yuvası olan hizmet veren kuruluşlarız. Sendika yönetimi olarak; Covid–19 pandemisi nedeniyle üniversitelerin uzaktan eğitim kararı almalarından sonraki süreçte sektörümüzün ekonomik anlamda uğradığı kayıpların bilançosunu hazırlayıp, siyasi, bürokratik ve hukuki platformlarda gündeme taşıyarak sektörümüzün kayıplarını en aza indirebilmenin çarelerinin aramamız gerekmektedir. Bu fırtına şüphesiz ki geçecektir. Şimdi cevabını aradığımız bu olumsuz koşulların ne kadar devam edeceği, ne kadar hasar bırakacağı ve nasıl eskiye dönüleceğidir. Yurt işletmecileri olarak bizlerin bugünkü tercihleri ve yaptıkları, sektörümüzün geleceğini derinden etkileyecek, olumlu veya olumsuz değişimlere yol açacaktır. Ya birlik olup geleceğimizi kurtaracağız ya da tek tek yok olup gideceğiz. Bu nedenlerle birlikte hareket etmemiz, güç birliği içinde olmamız, sektörümüzün sorunlarını çözüme kavuşturmamız gerekiyor.”

(Haber Merkezi / Haber kent)