16 yaşındaki Lise 3’üncü sınıf öğrencisi Elif Nur Akşit, geçen yıl bir anda yürüyememeye başladı. Bu nedenle çeşitli hastanelere başvurdu ve sorunun psikolojik olduğu söylendi. Umudunu kaybetmeyen Akşit, Özel Büyükşehir Hastanesine başvurarak Fizik Tedavi Uzmanı Dr. Mehmet Portakal ile tanıştı. Akşit, doğru teşhisin ardından uygulanan bir aylık tedaviyle yeniden ayağa kalktı.

1 yıldır yürüyemeyen Elif Nur Akşit isimli genç kıza, doktorunun uyguladığı 1 aylık tedavinin ardından eskisi gibi yürümeye başladı. Elif’in yürüyememesinin diyabete bağlı kas ve sinirlerin zayıflamasından kaynaklandığının bilgisini veren Dr. Mehmet Portakal, “ Elif Nur, bize diyabete bağlı Polinöropati şikayetiyle geldi. Şeker hastalığı vücudun değişik organlarında zayıflama yapıyor. Onların normal çalışmasını etkiliyor. Böbreklerden tutun göze kadar, kaslardan tutun, sinirlere, dolaşımlara kadar vücudu etkileyebiliyor. Elif Nur’un rahatsızlığı da; şekerin belirtilerinden biri olan kas ve sinirlerin zayıflamasına bağlı yürüme güçlüğüydü.” dedi.

‘Önce Doğru Teşhis Sonra Doğru Tedavi’

Dr. Portakal, Elif Nur’un eskisi gibi yürüyebilmesi içi uyguladıkları tedavi yönteminden şöyle bahsetti: “Biz ilk olarak EMG yapıp, etkilenen kas ve sinirleri tespit etmeyle işe başladık. Biliyoruz ki başarılı bir tedavi için önce teşhisi doğru koymak ve arkasından da ona göre tedaviler planlamak gerekiyor. Kaslar ve sinirler zayıflayınca hareket de güçleşiyor. O nedenle yürümemizin nasıl normale döneceğiyle ilgili çalışmalar yaptık. Hem fizyoterapide kas ve eklemleri güçlendirmeye yönelik çalıştık hem yürüme eğitimi verdik hem de dokuların daha iyi oksijenlenmesi için oksijen ozon tedavisi yaptık. Yaklaşık bir aylık bir süreçte Elif Nur, yürüyebilir bir hale geldi. Biz çok mutlu olduk. Gayret bizden şifa Allah’tandır. Ben başta Elif Nur’a gayreti ve çabası için çok teşekkür ediyorum. Fizyoterapi bir ekip işidir. Ekip olarak  Elif Nur’un her zaman yanında olacağız. Çünkü şeker hastalığı aslında bir hayat tarzı meselesidir. Beslenmesinden tutun günlük yapacağı egzersizlere kadar hepsini tamamlayacağız ve takip edeceğiz.”

‘Yeniden Yürümesine Vesile Olduğumuz İçin Çok Mutluyuz’

Elifle yoğun bir tedavi içerisine girdiğini söyleyen Özel Büyükşehir Hastanesi Fizyoterapist Şule Nur Çağhan, “Elif buraya geldiğinde hiç yürüyemiyordu. Tekerli sandalyeyle gelmişti. Sadece dizlerini üzerinde emekleyerek ilerleyebiliyordu. İlk önce ağrılarına yönelik çalıştık. Çünkü ilk başta yanması, ağrısı ve krampları vardı. Elektrik simülasyonları, çeşitli ağrı kesici fizik tedavi yöntemleri kullandık. Sonrasında kaslarını kuvvetlendirmeye yönelik egzersizler, denge koordinasyon egzersizleri ve yürüme eğitimine başladık. Önce zor da olsa desteklerle yürümeye başladı. 25 seanslık bir tedavi sonrasında tamamen desteksiz, koltuk değneği kullanmadan adım atarak yürümeye başladı. Buna vesile olduğumuz için bizler de çok mutluyuz. Biz Elifle ilgili hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadık. Erken teşhis ve doğru bir tedaviyle aşılamayacak hiçbir sorun yok. Bu anlamda moral de çok önemli. Elif bu konuda çok gayretli ve sabırlı davrandı. Onu bu konuda da tebrik ediyorum.” diye konuştu.

‘İlk Adım Attığımda Kendimi Çok Güçlü Hissettim’

Bir yılın ardından tekrar yürüyebilmenin heyecanını yaşayan Elif Nur Akşit, “Elif Nur Akşit, Bir gün ben evdeyken ayaklarımı hissedemedim ve yürüyemedim. Adım dahi atamadım. Daha sonra bunun için birçok hastaneye başvurdum. Her zaman hastaneye gittiğimde tahlillerimin hepsi temiz çıkıyordu. Artık doktorlar bunun psikolojik olduğunu düşünmeye başlamışlardı. Daha sonra ailemle birlikte Özel Konya Büyükşehir Hastanesine başvurduk ve gerekli tahliller yapıldı. 6 yıldır Tıp1 diyabeti olduğum için Polinöropati teşhisi konuldu. Bu teşhisten sonra hemen fizik tedaviye başladık. Daha sonra Mehmet Hocam oksijen ozon tedavisi uyguladı. Aldığım tedavilerin sonucunda tekrar eskisi gibi yürümeye başladım. 1 yıl boyunca arkadaşlarım dışarıda gezerken ben yürüyemiyordum. Bu benim çok zoruma gidiyordu çok üzülüyordum. İlk adım attığımda kendimi çok güçlü hissettim. Bu süreçte benim yanımda olan fizyoterapistim Şule Hanıma, Doktorum Mehmet Portakal Hocama ve buradaki ekip arkadaşlarıma çok teşekkür ederim.” ifadelerine yer verdi.

(Haber Merkezi / Haber Kent)