CHP Konya İl Kadın Kolları Başkanı Şerife Tunç, “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü” dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadınlara şiddetin karşısında olduklarını belirterek, “Bir kişi daha eksilmemesi için mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

Tunç, Gedavet Parkı’nda, CHP Konya İl Başkanı Barış Bektaş, İl Kadın Kolları yönetim kurulu üyeleri, ilçe kadın kolları üyeleri, ilçe başkanları ve partili kadınlarla birlikte basın açıklaması yaptı.

Kadına olan şiddetin artarak devam ettiğini bildiren CHP Konya İl Kadın Kolları Başkanı Tunç, “Geçen 25 Kasım’dan bu yana, bu topraklarda kadına yönelik şiddet yine artarak devam etti. Kadınlar, her gün şiddete, tacize ya da tecavüze uğradı. 2019’un ilk on ayında 383 kadın öldürüldü. Bunlar sadece medyaya yansıyanlar. Cinayetler kadınların en yakınları tarafından işlendi. Bazıları uzaklaştırma kararlarına rağmen öldürdü. Yani devlet kadını korumadı. Bu yüzden kadın cinayetleri politiktir. Biliyoruz ki; Onlar ‘Eşit değilsiniz’ dedikçe kız kardeşlerimiz öldürülüyor. Kazanımlarımız elimizden alınmaya çalışılıyor. Emeğimiz yağmalanıyor. Bunlar yetmezmiş gibi, önümüzdeki günlerde yasalaşması konuşulan yargı paketine göre, “Nafaka Hakkımız” kısıtlanmak isteniyor.  Amaç; kadının erkeğe bağımlı yaşaması, şiddetin her türlüsüne ses çıkaramaz hale gelmesidir. Biz eşitiz. Varız. Uğradığımız şiddete karşı susmayacağız. Bir kişi daha eksilmemesi için mücadele edeceğiz. Kazanımlarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Geleceğimize ve hayatımıza sahip çıkmak için bir araya geldiğimiz ve şiddetsiz bir memleket hayal ettiğimiz bu günde biz daha çok ‘Bir Olacağız, İri Olacağız, Diri Olacağız” diye konuştu.

“KADINLARIMIZ SIĞDIRILMAK İSTENEN KALIPLARA SIĞMAYACAKTIR”

Tunç, kadınların içine sığdırılmak istenen kalıplara sığmayacağına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kadına yönelik şiddetin son bulması için, 6284 sayılı koruma kanunu ve İstanbul Sözleşmesi’nin tam olarak uygulanmasını, İyi hal indirimlerine son verilmesini, sığınma evlerinin sayısının artırılmasını, Ücretsiz danışmanlık, psikolojik ve tıbbi destek ile yasal yardımın yapılmasını, kadın istihdamını artırmak için güvenceli istihdam olanakları yaratılmasını, kadınların işe alım ve yükselmelerinde cinsiyetçi politikalardan vazgeçilmesini, kadın - erkek arasında yaşanan ücret eşitsizliğinin giderilmesinin yanında, medyanın, kadın ve çocuklara yönelik şiddeti bir malzeme olarak kullanmaktan vazgeçilmesini talep ediyoruz. Kısacası biz yaşamak istiyoruz. Kadınlar için yaşamsal olan 6284 sayılı yasa ve İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamamak için her yolu deneyenler karşılarında dayanışmamızın gücünü bulacak! Biliyoruz yolumuz uzun. Ama inanıyoruz ki mücadeleyi büyüttükçe yarınlarımız daha özgür olacaktır. Bugün 2019’un Türkiye’sinde bütün değerleri ile yağmalanmış bu memlekette, intihar haberlerinin, krizin, savaşın, hayatlarımızı ve haklarımızı hedef alan yasa tasarılarının ve artarak devam eden kadın ölümlerinin ortasında, 25 Kasım’ı Emine Bulut’un son sözleriyle anıyoruz. Ölmek istemiyoruz. Gücümüzü Türkiye’nin 81 ilinden alarak haykırıyoruz: Biz kadınlar, içine tıkmaya çalıştığınız kalıplara sığmayacağız. Yaşamımıza ve haklarımıza sahip çıkacağız. Bize biçtiğiniz roller için değil, hak ettiğimiz yaşam için var olmaya devam edeceğiz. Şiddete karşı kararlı duruşumuz, yetecek bu şiddet kültürünü değiştirmeye, yok etmeye de yetecektir.”

(Haber Merkezi / Haber Kent)