Bakan Murat Kurum: “Dirençli Şehirler Kurmak Zorundayız”

Bakan Murat Kurum: “Dirençli Şehirler Kurmak Zorundayız”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum: “Afetleri önceden hesaplayan, riski azaltan, kaynağını doğru yöneten bir şehircilik anlayışı kurmak zorundayız. Dirençli şehirler için yeni finansman mekanizmalarını geliştirmeliyiz”

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Afetleri önceden hesaplayan, riski azaltan, kaynağını doğru yöneten bir şehircilik anlayışı kurmak zorundayız. Şu net: Kentsel dirençlilik; afet yönetimi ile iklim değişikliğini ayırmaz; aynı vizyonun parçası olarak görür. Bunun için de dirençli şehirleri COP31’de ana başlıklarımızdan biri haline getirdik. Dirençli şehirler için yeni finansman mekanizmalarını geliştirmeliyiz” dedi.

İLBANK ve Asya Kalkınma Bankası ortaklığında gerçekleştirilen "COP31'e Giden Süreçte İklim Dirençli Şehirlerin Geliştirilmesi: Kaynak Verimliliğinden Kentsel Dirençliliğe" toplantısı COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un katılımıyla gerçekleşti. Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı olarak dünyaya hedef sunmakla kalmayacaklarını; uygulanmış örnekler, ölçülmüş sonuçlar ve ölçeklendirilebilir bir model de önereceklerini söyledi.

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un katılımıyla COP31 hazırlık etkinlikleri kapsamında Ankara’da "COP31'e Giden Süreçte İklim Dirençli Şehirlerin Geliştirilmesi: Kaynak Verimliliğinden Kentsel Dirençliliğe" başlıklı program düzenlendi.

COP31 Eylem Gündemi 10 Başlık Etrafında Şekillendirildi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 Eylem Gündemi’ni temiz enerji dönüşümünden yeşil sanayileşmeye, Sıfır Atık’tan gıda güvenliğine, İklim Uygulama Köprüsü’nden dirençli şehirlere, gençlikten okyanuslara uzanan; insanlığın açık yaralarına merhem olacağına yürekten inandıkları 10 başlık etrafında şekillendirdiklerini söyledi.

“Afetleri Önceden Hesaplayan, Riski Azaltan, Kaynağını Doğru Yöneten Bir Şehircilik Anlayışı Kurmak Zorundayız”

İklim meselesine bakarken Türkiye’de yaşananları da hatırladıklarını vurgulayan Bakan Kurum, “Türkiye yangını gördü, seli yaşadı, kuraklıkla mücadele etti, aşırı sıcaklıklarla karşılaştı. Bütün bunlar bize önemli bir ders verdi: Afetleri önceden hesaplayan, riski azaltan, kaynağını doğru yöneten bir şehircilik anlayışı kurmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

13agus-bakan-murat-kurum2.jpg

“Dirençli Şehirler İçin Yeni Finansman Mekanizmalarını Geliştirmeliyiz”

Dirençli şehirler için yeni finansman mekanizmalarının geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Bakan Kurum, “Şu net: Kentsel dirençlilik; afet yönetimi ile iklim değişikliğini ayırmaz; aynı vizyonun parçası olarak görür. Bunun için de dirençli şehirleri COP31’de ana başlıklarımızdan biri haline getirdik. Dirençli şehirler için yeni finansman mekanizmalarını geliştirmeliyiz. Dirençli altyapı ve bina standartlarını küresel ölçekte yaygınlaştırmalıyız. Yeşil bina sertifikasyon sistemlerini güçlendirmeliyiz. Biz, depremden etkilenen 11 ilimizde tam da bu anlayışla hareket ettik. Tarihin en büyük kentsel yeniden inşa sürecini, yeni bir yol haritasına dönüştürdük ve deprem sonrası tasarladığımız sıfır enerjili bina konseptiyle enerji tüketimini yüzde 39, sera gazı emisyonunu yüzde 38 azalttık. COP31 sürecinde tüm bu başlıkları ölçülebilir hedeflerle somut uygulamalara dönüştürecek adımı atacağız” diye konuştu.

“Kaynak Verimliliği; Çevre Politikasıyla Beraber Ekonomi, Kalkınma, Milli Kaynak ve Nesiller Arası Adalet Meselesidir”

Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı olarak; dünyaya hedef sunmakla kalmayacak; uygulanmış örnekler, ölçülmüş sonuçlar ve ölçeklendirilebilir bir model de önereceklerini belirterek, “Sizleri bir arada bulmuşken kaynak verimliliği konusuna da bir parantez açmak isterim. Bir şehir şebekesinde suyu kaybettiğinizde suyla beraber onu arıtmak için kullandığınız enerjiyi, altyapı yatırımını ve kamu kaynağını da kaybedersiniz. Bir malzemeyi attığınızda hammaddesini, üretiminde kullanılan enerjiyi, nakliyesini ve insan emeğini de kaybedersiniz. Yani kaynak verimliliği; çevre politikasıyla beraber ekonomi, kalkınma, milli kaynak ve nesiller arası adalet meselesidir. Bu düşünce Türk milletine son derece tanıdık. Bizim kültürümüzde bunun çok sade bir karşılığı var: Nimeti israf etmemek. Bunun en somut çıktısı da Sıfır Atık’tır. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde Türkiye, sıfır atık düşüncesini devlet politikasıyla, milletin katılımıyla, yerel uygulamayla ve diplomasiyle buluşturarak küresel bir çevre hareketine dönüştürdü. Devamında Depozito İade Sistemiyle yepyeni bir evreye geçtik. DOA ile Sıfır Atık’ı günlük hayatın her alanına taşıdık. Bugüne kadar dönüştürdüğümüz ambalaj sayısı 100 milyonu geçti. İnşallah milletimizin çok sevdiği DOA’yı daha da büyütecek, yaygınlaştıracak, etki alanını artıracağız” ifadelerini kullandı.

13agus-bakan-murat-kurum3.jpg

“Bugün Birlikte Vereceğimiz Doğru Kararların Nimetinden, İsimlerimizi Hiçbir Zaman Bilmeyecek Çocuklar Yararlanacak”

Türkiye’nin belediyelerinin sudan ulaşıma, atıktan enerjiye, afet yönetiminden sosyal hizmetlere kadar çok farklı alanlarda sınanmış, büyük bir uygulama kapasitesine sahip olduğuna dikkati çeken Bakan Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biliyoruz ki; merkezi yönetimle güçlü bir yerel yönetim aynı hedefte buluştuğunda başarılmayacak hiçbir şey yok. Bizler her zaman sizlerin yanındayız. Şu anda, Asya Kalkınma Bankası ve diğer çözüm ortaklarımızla birlikte; yaklaşık 2,5 milyar Euro’luk finansman paketleri üzerinde çalışıyoruz. İnşallah çok yakın zamanda sonuç alacak, belediyelerimizin su kayıp kaçaklarının azaltılması, atık suların arıtılması ve yeniden kullanılması, yenilenebilir enerji yatırımları, ulaşım ve atık bertarafı çalışmaları için gereken desteği vereceğiz. Sizlerden de kayıp-kaçağı ölçmenizi, atığı ve enerjiyi takip etmenizi, afet risklerini mahalle mahalle tanımanızı ve bütün bunları finansmana hazır projelere dönüştürmenizi bekliyoruz. Çünkü bir belediye başkanının verdiği doğru altyapı kararı onlarca yıl yaşayabilir. Bugün dönüştürdüğünüz bir mahalle, yıllar sonra yüzlerce ailenin hayatını koruyabilir. Bugünün belediye başkanı, henüz doğmamış çocukların suyundan da sorumludur. Bu anlayışla çalışmanızı rica ediyorum. Ve Uluslararası Finans Dünyasının Değerli Temsilcileri, Sizlere de çağrımız açık: Gelin birlikte proje hazırlayalım. Birlikte risk alalım. Birlikte uygulayalım. Birlikte ölçelim. Başarıyı da birlikte büyütelim. Sizlerle Ulusal iklim hedeflerini yatırım yapılabilir proje portföylerine dönüştürmek ve finansmanı daha hızlı sahaya ulaştırmak istiyoruz. Bugün birlikte vereceğimiz doğru kararların nimetinden, isimlerimizi hiçbir zaman bilmeyecek çocuklar yararlanacak. Gerçek sürdürülebilirlik de budur: Hiç tanımayacağımız insanların geleceğine bugünden emek vermek. Bu yolda birlikte yürüyelim diyor, toplantımızın insanlık için hayırlı olmasını diliyor; Hepinizi saygıyla selamlıyorum.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.