Bütüner: “Çürümeye Karşı Durmak Bir Tercih Değil, Bir Vicdan Borcudur”
Saadet Partisi Konya Kadın Kolları İl Başkanı Fazilet Bütüner, “Dünyada son dönemde yaşanan gelişmeler, küresel ölçekte derin bir ahlaki ve toplumsal çürümenin varlığını açık biçimde gözler önüne sermektedir. Çürümeye karşı durmak bir tercih değil, bir vicdan borcudur. Vatan borcudur, insanlık borcudur” dedi.
Saadet Partisi Konya Kadın Kolları İl Başkanı Fazilet Bütüner, gündeme ilişkin yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Dünyada son dönemde yaşanan gelişmeler, küresel ölçekte derin bir ahlaki ve toplumsal çürümenin varlığını açık biçimde gözler önüne sermektedir. Epstein dosyasında ortaya saçılan gerçekler, yıllar boyunca ahlaksızlığa göz yuman; suskun kalan siyasetçileri, bilim çevrelerini, sanayi temsilcilerini ve sinema sektörünü bir kez daha insanlığın vicdanında sorgulanır hâle getirmiştir. Bu suskunluk, toplumsal çürümenin adeta fitilini ateşlemiştir.
Tüm bu olaylar gözlerimizin önünde cereyan ederken, vakit kaybetmeden somut ve kararlı tedbirler alınması artık bir zorunluluktur. Atılması gereken ilk adım, kayıp çocuklarımızın nerede olduğu sorusuna açık, şeffaf ve tatmin edici yanıtlar verilmesidir. Çocukların güvenliği, hiçbir siyasi hesaplaşmanın ya da ideolojik tartışmanın gölgesinde bırakılmamalıdır.”
Öte yandan, toplumu ayrıştıran ve kutuplaşmayı körükleyen söylem ve uygulamalarla mücadele edilmesi gerektiğini savunan Bütüner, “Toplumsal barışı zedeleyen, aynı şekilde ahlaksızlığı sıradanlaştıran yayınlara, söylemlere ve uygulamalara karşı da açık ve net bir tavır ortaya konulmalıdır. Bu düzen hepimizi yordu. Kimimizi daha fazla, kimimizi daha az… Ama kimse masum değil, kimse de yalnız değil. Bu mücadele, yalnızca bir kesimin ya da tek bir siyasi aktörün sorumluluğu değildir. Hepimizin sorumluluğudur. Hükümetten muhalefete, kamu kurumlarından sivil toplum kuruluşlarına, medyadan vatandaşlara kadar herkesin ortak irade ve sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerekmektedir. Toplumsal değerlerimizi korumak ve geleceğimizi güvence altına almak ancak bu ortak çabayla mümkün olacaktır. Yapısal ve hukuki düzenlemelerle birlikte önce ahlak ve maneviyat şuurunun yeniden önce kendimizden başlayarak inşa edilmesiyle mümkündür. Çürümeye karşı durmak bir tercih değil, bir vicdan borcudur. Vatan borcudur, insanlık borcudur” ifadelerini kullandı.
Bütüner şöyle devam etti: “Türkiye bugün birçok sorunla karşı karşıyadır. Ekonomi konuşuluyor, güvenlik konuşuluyor, siyaset konuşuluyor. Ancak şunu açıkça ifade etmek zorundayız: Bu sorunların kalıcı hâle gelmesinin sebebi, insanın, toplumun, siyasetin ve kurumların birlikte aşındığı derin bir çürüme sürecidir. Bu çürüme bir günde ortaya çıkmamıştır. Geçici bir kriz de değildir. Zamanla biriken, derinleşen ve hayatın her alanına yayılan yapısal bir çözülmeden söz ediyoruz. Bu çözülme, önce bireyin içinde başlar. Aile, değerlerin öğrenildiği ilk yerdir. Ancak bugün aile; ekonomik baskılar, iletişimsizlik ve güvensizlik altında ayakta kalmaya çalışmaktadır. Toplumu oluşturan aile kendi başının çaresine bak politikasına kurban edilmiştir. Toplumsal çözülme derinleştikçe, bu durum kurumlara da yansımaktadır” diye konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.